Montaj Değil Gerçek Uçaklar Böyle İniş Yapıyor..! :)

Montaj Değil Gerçek Uçaklar Böyle İniş Yapıyor..! Izleyinn

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı yeni parçacıklar buldu!

CERN, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile yapılan yeni deneylerde "Pentakuark" ismi verilen yeni parçacıklar keşfedildiğini duyurdu.

2015 model LG Nexus 5'e ait ilk sızıntı gerçekleşti

LG tarafından geliştirilen yeni Nexus parmak izi tarayıcısıyla gelecek.

Nedir Bu Probiyotik?

Son yıllarda kronik hastalıklar ile bağırsak dengesi arasındaki ilişkiyi gösteren onlarca araştırma yapıldı.

Balkanların Tek Kemerli En Büyük Osmanlı Taş Köprüsü Yıkıldı

Yunanistan’da 1866’da inşa edilen ve Balkanların tek kemerli en büyük taş köprüsü olarak belinen Osmanlı köprüsü yıkıldı.

Friday, July 31, 2015

Türkiye böyle bir damat adayı görmedi




Thursday, July 30, 2015

Montaj Değil Gerçek Uçaklar Böyle İniş Yapıyor..!

Montaj Değil Gerçek Uçaklar Böyle İniş Yapıyor..!








Büyük Hadron Çarpıştırıcısı yeni parçacıklar buldu!

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı yeni parçacıklar buldu!

CERN, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile yapılan yeni deneylerde "Pentakuark" ismi verilen yeni parçacıklar keşfedildiğini duyurdu.




Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, iki yıldan uzun süren bir aradan sonra haziran ayında ilk çalıştırmaya göre iki kat fazla enerjiyle tekrar atomları çarpıştırmaya ve fizik verisi sağlamaya başlamıştı. Yeni gelen haberlerde 27 kilometrelik halka şeklindeki tünelde yapılan deneylerde "pentakuark" adı verilen parçacıkların keşfedildiği bildirildi. 
CERN'den yapılan açıklamada, "Higgs Bozonu" adı verilen atomaltı parçacığın keşfinde kullanılan dünyanın en güçlü ve en büyük parçacık hızlandırıcısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda "pentakuark" adı verilen parçacıkların keşfedildiği belirtildi.
1436891335_img20150714192429.jpg
CERN Sözcüsü Guy Wilkinson, "Pentakuark sadece yeni bir parçacık değil, aynı zamanda 50 yıldan fazla yürütülen deneysel araştırmalarda daha önce gözlemlenmemiş bir şekilde parçacıkları yani sıradan proton ve nötronların temel bileşenlerini bir araya getiren bir yol gösteriyor" ifadesini kullandı. 
Wilkinson, beş atomaltı parçacığının bir araya gelerek oluşturduğu "pentakuark" adı verilen yeni parçacıklar üzerinde yapılacak çalışmaların evrenin yapısını daha iyi anlamaya yardımcı olabileceğini belirtti. 

Kaynak:Admin

2015 model LG Nexus 5'e ait ilk sızıntı gerçekleşti

2015 model LG Nexus 5'e ait ilk sızıntı gerçekleşti

LG tarafından geliştirilen yeni Nexus parmak izi tarayıcısıyla gelecek.




Aylardır gerçekleşen sızıntı ve söylentiler Google’ın bu yıl iki Nexus akıllı telefona odaklandığını gösteriyor. İddiaya göre 5.2 inç ekranlı yeni Nexus telefonu LG, 6 inçlik bir diğer Nexus telefonu ise Huawei üretecek.
Her iki Nexus akıllı telefona ilişkin haberler devam ededursun, sektörün son dönemdeki popüler sızıntı kaynaklarından OnLeaks, LG tarafından geliştirilen 2015 model Nexus 5’e ait kılıfların görüntüsünü Twitter üzerinden paylaştı.
1438277468_nexus-5-2015-back-cover-leak-640x707.jpg
Söz konusu kılıf 5.2 inç ekranlı akıllı telefonun arka kısmının karmaşık bir yapıda olduğunu gösteriyor. Kılıf üzerinde  belirgin şekilde üç delik yer alıyor. Bu deliklerden üstteki yuvarlağın kamera, alttakinin ise parmak izi sensörüolduğu tahmin ediliyor. Android M’nin parmak izi sensörünü desteklemesi yeni Nexus telefonlarda parmak izi sensörünün kullanılacağı ihtimalini güçlendirmişti. Yan tarafta bulunan delik ise muhtemelen LED flaş için ayrılmış. Ancak bu bölümde çift LED flaş için oldukça büyük bir alan. LG muhtemelen bu bölgeye lazer odaklama sensörünü de dahil edecek.
Yeni nesil Nexus akıllı telefonda ayrıca 5.2 inç büyüklüğünde ekran, altı çekirdekli Snapdragon 808 işlemci, 3GB RAM32GB dahili depolama, USB Type-C girişi, 2.700 mAh kapasiteli pil ve Android M işletim sistemi yer alacak.
1438278623_2.jpg1438278631_3.jpg 
 Kaynak: admin

Nedir Bu Probiyotik?


Nedir Bu Probiyotik?







Son yıllarda kronik hastalıklar ile bağırsak dengesi arasındaki ilişkiyi gösteren onlarca araştırma yapıldı. Bu çalışmalarla birlikte günlük hayatımızda ve besin tüketimimizde probiyotik ürünler daha çok yer almaya başladı. Peki, nedir bu probiyotikler?
 
Diyetisyen Hacer Özkaya'nın haberine göre; sindirim sistemimizde yaşayan ve sağlık açısından olumlu ve olumsuz etki gösteren 100 trilyon mikroorganizma (bakteri) vardır. Bu bakterilerin sağlık yönünden yararlı etkileri olanlarına probiyotik yani faydalı bakteri, olumsuz etkileri olanlarına patojen yani zararlı bakteri diyebiliriz. Normal şartlarda bağırsakta bulunan zararlı bakteri ve mantarların oranı yüzde 10-15’i geçmez. Sayıları düşük olduğu sürece zararlı bakterilerin olumsuz etkileri probiyotikler tarafından kontrol altına alınır. Eğer zararlı bakterilerin sayısı artarsa çok sayıda hastalık oluşabilir.
Probiyotiklerin yararları nelerdir?

* Sin­di­rim sis­te­mi­ni güç­len­dirir
* Zararlı mikroplara karşı savunma sistemini üst dü­zey­de tutar
* Za­rar­lı maddeleri yok eden mad­de üretir
* İm­mün fonk­si­yon­la­rı güç­len­di­rir
* Sindirim sis­te­mini en­fek­si­yon­lar­dan ko­rur
* Aler­jik re­ak­si­yon­lar­dan ko­ru­r ve aler­jik ko­li­ti ön­ler
* Kan­ser kar­şı­tı özel­lik gös­te­rir
* Ko­les­te­rolü azal­tır
* Süt şe­ke­ri (lak­toz) emi­li­mi­ni ar­ttırır
* Ço­cuk­lar­da ka­bız­lık ve is­hal dön­gü­sü­nü düzenler
* Ge­be­likte an­ne­de ve be­bek­te obe­zi­te­yi en­gel­ler
* Barsak florasını düzenler ve bağırsağın düzgün çalışmasını sağlar
* Gaz ve şişkinliği önler
En güçlü probiyotik besin: Kefir
Bizim beslenme alışkanlığımızda bulunmayan ancak son yıllarda tanıştığımız kefir, ekşimsi krema tadıyla güçlü bir probiyotik besindir. 1900’lü yılların başlarında Ruslar tarafından Kuzey Kafkasyalılardan elde edilen tohumları hızla dünyaya yayılmıştır. Kuzey Kafkas Prensi’nden kefir tohumlarını alıp Moskova’ya getiren Irina Sakharova, kefirin Rus halkına sunulmasında verdiği mücadele ve çabalarından ötürü bir teşekkür mektubu almıştır. Evde kefir yapımında süte doğrudan kefir tohumları eklenir. Çiğ süt kaynatılır ve 20-25 derecede soğutulur. Kefir tohumu mayalanır. Mayalanmanın ardından tohumlar süzülür ve yeni bir mayalanma için kullanılır. Günlük iki bardak kefir, probiyotik bakterilerden gelen faydaları arttırır.
Antibiyotik, bağırsak dengesini bozuyor
Probiyotikler, sindirim sisteminde belirli sayıda bulunan ve tüketildiğinde bireyin bağırsaklarındaki bakterilerin sayıca dengesini sağlayarak sindirim sistemi ve bağırsak sağlığını koruyan canlı mikroorganizmalar (bakteriler) olarak tanımlanabilir. En önemli probiyotikler, lactobacillus ve bifidobacterium türleridir. Bağırsakta bakteri dengesinin korunmasına yardımcı olan bu mikroorganizmalar, özellikle stres veya hastalık nedeniyle denge bozulduğunda ve antibiyotik kullanımından sonra bağırsaktaki bakteri yoğunluğu azaldığında önem taşımaktadır. Bu bakterileri içinde fazla bulunduran besinlereyse probiyotik besinler denilmektedir.
Vücut savunmasız kalıyor
Günümüzde kullandığımız en güçlü probiyotik besinler yoğurt ve kefirdir. Pastörizasyon ve UHT işlemleri yoğurtlarda bulunan probiyotik bakteri miktarını azaltır.
Probiyotiklerin bağırsakta oluşturduğu üstünlük ortadan kalktığında bağırsak geçirgenliği artıyor ve besinlerin sindirimi ile oluşan toksinler kana geçiyor. Kana geçen zararlı toksinlerle savaşmaya başlayan bağışıklık sisteminin gücü azalıyor ve vücut hastalıklara yatkın hale geliyor. Savunma sistemini güçlendiren probiyotiklerin vücut için birçok yararı vardır.

Kaynak: admin

En Doğal Antibiyotikler


En Doğal Antibiyotikler





Penisilinin keşfinden önce insanlar enfeksiyonla mücadele için doğal tedaviler kullanıyorlardı. Günümüzde ise araştırmacılar bunların iyileştirme gücünü inceleyip yeniden keşfetmeye çalışıyorlar. Ancak bazı gıda maddeleri de bu işe yarıyor.
 
İşte yüzlerce yıl enfeksiyon ve çeşitli hastalıklarla mücadele için kullanılmış bitkiler, meyve ve sebzeler:
Yenibahar:

Bu baharat bakterilerin yiyeceklerde çoğalmasını önlemeye yardım ediyor.
Kuşkonmaz:

Kuşkonmaz özü, E.coli ve MRSA gibi bakterilere karşı korunmak için beyaz kan hücrelerinin aktivitesini ve sayısını artırır.
Fesleğen:

2 bin yıl önce yerlilerden Batı'ya ulaşan fesleğenin yaprakları ve çekirdekleri antibakteriyel özelliklere sahiptir. Pişirerek kullanabilir ya da yağını yaralara sürebilirsiniz.
Ayı üzümü:

Orman ve yüksek dağlarda yetişen bu bitki idrar yolu ve bağırsak enfeksiyonlarıyla mücadele eden bir bileşen içeriyor. Kapsül ya da eriyik şeklinde bulunabilir.
Yabanmersini:

Bu küçük meyveler E.coli enfeksiyonunu yok eden bileşenler içeriyor.
Bileşenler idrar yolu boyunca bakterilerin hücrelere yapışmasını önlüyor ve bakteri gelişimini engelliyor.
Vişne:

Vişne suyu diş plağı oluşumuna yol açan bakteri aktivitesini engelliyor ve dişeti hastalıklarını önlemeye yardım ediyor.
Kızılcık:

E.coli bakterilerinin idrar yolunda tutunmalarını engelleyen bileşenler içerir. Konsantresi veya sulandırılmamış hali en etkili şeklidir.
Ekinezya:

Mor koni çiçeğinden elde edilen bu tedavi, beyaz kan hücrelerinin sayısını yükseltip enfeksiyon bölgesine gidişlerini hızlandırıyor. Böylece bakterilerin yok edilmesine yardımcı oluyor. Genellikle tablet olarak içilir.
Okaliptus:

Bu Avustralyalı ağacın aromatik yaprakları okaliptus yağı açısından zengindir. Bu güçlü antibakteriyel solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılır ya da yaralarda enfeksiyonu önlemek için haricen kullanılır.
Sarımsak:

Allicin gibi antibakteriyel bileşenler bakımından zengin olan sarımsak potansiyel ölümcül hastalıkların tedavisinde ve yaralardaki mikroplanmayı engellemek için kullanılır. Çiğ ve pişmiş olarak kullanabilir veya kapsül şeklinde tüketebilirsiniz.
Yeşil çay:

Yeşil çay ise bakterilerin çoğalmasını önleyerek bakteri metabolizmasını bozan antimikrobiyal ajanlar olan polifenoller içerir.
Bal:

Balın antibakteriyel özelliği yaraların enfeksiyon kapmasını önler. Hatta bal antibiyotiklere karşı dirençli olan MRSA bakterisiyle de çarpışabilir.
Kekik:

Yetiştirmesi çok kolay olan kekik antibakteriyel özelliklere sahip olan yağlar açısından zengindir. Kekik içeren reçetesiz satılan bu yağlar enfeksiyon kapmış yaraları tedavi eder.
Nar:

Yağ yapmak için C vitamini ve demir tuzlarıyla karıştırıldığında nar kabukları MRSA mikroplarını öldürüyor. Nar suyu ise ağız ve diş eti enfeksiyonlarını önlüyor.
Çay ağacı:

Avustralyalı yerlilerden gelen bu yağ, cilt ve yara enfeksiyonları için çok güçlü antimikrobiyal özelliğe sahiptir.
Yoğurt:

Yoğurtta bulunan iyi bakteriler beyaz kan hücresi yapımını harekete geçirir, bunlar da hücum etmiş mikroorganizmalara saldırırlar.
Altınmühür:

Amerikan yerlileri tarafından enfeksiyonların tedavisinde uzun yıllar kullanılan bu bitki, bakterilere saldıran ve bağışıklık sistemini destekleyen berberin içerir.

Kaynak: zaman.tr, haberler.tr

Balkanların Tek Kemerli En Büyük Osmanlı Taş Köprüsü Yıkıldı


Balkanların Tek Kemerli En Büyük Osmanlı Taş Köprüsü Yıkıldı







Yunanistan’da 1866’da inşa edilen ve Balkanların tek kemerli en büyük taş köprüsü olarak belinen Osmanlı köprüsü yıkıldı. 
 
Ülkede etkili olan yoğun yağış, bir çok ilde maddi hasara sebep oldu. Altyapı, karayolları, tarım arazileri, işyeri ve çiftlikler sular altında kaldı.
Epir bölgesindeki Balkanların en büyük tarihi Osmanlı taş köprüsü, restore edilmediği için yükselen su seviyesine dayanamayarak yıkıldı.
Batı Yunanistan’daki Epir bölgesinin Arta şehri yakınlarındaki Pramanta köyünde yer alan Plaka Köprüsü, aralıksız yağan şiddetli yağmura, rüzğara ve dayanak kemerlerine kadar yükselen su seviyesine direnemeyerek yıkıldı.

BAŞBAKAN ÇİPRAS: KÖPRÜ YIKILDIĞI İÇİN ÜZÜNTÜLÜYÜM
Epir bölgesinde etkili olan yağışlar ve olumsuz hava şartları sebebiyle Başbakan Aleksis Çipras başkanlığında acil bir toplantı yapıldı. “Önceliğimiz can kaybı yaşanmamasıdır.” diyen Aleksis Çipras, tarihi Osmanlı taş köprüsü Plaka’nın yıkılması sebebiyle üzüntülü olduğunu da açıkladı.
Öte yandan Kültür Bakanlığı’nın, bölgede yer alan çok sayıda tarihi eseri incelemeye alacağı bildirildi. Bölgede, ayakta kalan onlarca tarihi Osmanlı eseri bulunuyor. Bakanlık, yıkılan Balkanların en büyük tek kemerli Osmanlı taş köprüsü ile ilgili neler yapılabileceğini de masaya yatıracak.
Epir bölgesinin Arta ve Evritania bölgesi afet bölgesi ilan edilirken, Arta’yı Altyapı Bakan Vekili Hristos Spirtzis’in ziyaret edeceği açıklandı. Bakan Vekili, “Şimdiye kadar can kaybı yaşanmadı. Umarım can kaybı tehlikesi de olmaz.” dedi.

RESTORE EDİLMEDİ YIKILDI
Yunan basın-yayın organları, bölgenin ‘sembolü’ olarak kabul edilen ve binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği köprünün yıkılmasının Epir bölgesi halkını üzdüğünü bildirdi. 2007 yılında yağan şiddetli yağmur sebebiyle yıkılma tehlikesi atlatan köprünün restorasyonu gündeme gelmiş, ancak bölge yetkilileri, adım atmadıkları gerekçesiyle yerel basın ve vatandaşlar tarafından eleştirilmişti.
Aralıksız devam eden yağmur, Epir bölgesindeki 4 ilde ciddi hasara sebep oldu. Yağış sebebiyle altyapı ve karayolları zarar gördü. Binlerce dönümlük tarım alanı sular altında kaldı. Çok sayıda ev, işyeri ve çiftlikte hasar tespit edildi.
Bölgedeki Purnari barajının gece yarısı patlaması sonucu da Arahthou Nehri’nde yükselen su seviyesi sebebiyle civardaki 5 köy tedbir amacıyla boşaltıldı.

BALKANLARIN TEK KEMERLİ EN UZUN KÖPRÜSÜ
Osmanlı eserlerinin çokluğu ile bilinen Arta şehri sınırları içerisindeki tarihi Osmanlı köprüsünün yıkılması, bölge halkını üzdü. 1866 yılında 3 ayda inşa edilen tek kemerli tarihi taş köprü, 61 metre uzunluğunda, 19 metre 20 santimetre yüksekliğinde. Kemer açıklığı ise 39,5 metre. Balkanların en büyük tek kemerli taş köprüsü olarak kabul ediliyor. 24 metre yükseklik, 30 metre de uzunluğa sahip olan Mostar Köprüsü’ne benzerliğiyle dikkat çekiyordu.
Bölgede etkili olan sağanak yağış sebebiyle Plaka Köprüsü’nün destek kemerlerine kadar yükselen su seviyesi nedeniyle köprünün yıkıldığı belirtiliyor. Öte yandan Arta Köprüsü’nün de yükselen sular sebebiyle zarar görmesinden korkuluyor. Şehrin sembolü olan Arta Köprüsü ise 1600’lı yılların başında inşa edildi. Bölgenin en görkemli Osmanlı eserinden biri olarak kabul ediliyor.
Bu arada Yunanistan’da etkili olan yağmur, Atina-Selanik arasındaki tren seferlerinin kesintiye uğramasına sebep oldu. Kozani-Kalamia otobanı da yağış sebebiyle kapandı. Lamia’da binlerce ekili arazi de sular altında kaldı.

Kaynak: Admin

Özgecan İçin Afrika’da Su Kuyusu Açıldı


Özgecan İçin Afrika’da Su Kuyusu Açıldı






Tarsus’ta hunharca öldürülen Özgecan’ın anısına Kimse Yok mu Derneği tarafından dünyanın en fakir ülkelerinden Çad’ın başkenti Ndjamena’nın 60 kilometre güneyindeki Mandelia kasabasında su kuyusu açıldı. Özgecan’ın anne ve babası, gözyaşları içinde “Bunlar kızımızın yaşatılmasının ve su aktıkça dua alıyor olmasının sevinç gözyaşları.” dedi.
 
Mersin’in Tarsus ilçesindeki evine gitmek üzere minibüse binen ve kaçırıldıktan sonra yakılarak öldürülen üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın anısına, Kimse Yok mu Derneği tarafından Afrika’da Su Kuyusu açıldı. Türkiye geneli Genç-iz Akademi gönüllüsü üniversiteli kız öğrencilerin ‘Selsebil projeleri’ kapsamında topladığı yardımlarla açılan kuyu, Özgecan Aslan gibi kızların anılarının yaşatılması ve Afrikalı kızlar için büyük anlam taşıyor. Kimse Yok mu, açılan kuyunun görüntülerini Özgecan’ın ailesini ziyaret ederek paylaştı.

Özgecan’ın anne ve babası kuyunun video görüntülerini izlerken gözyaşlarına boğuldu. Baba Mehmet Aslan ve anne Songül Aslan, “Bunlar kızımızın yaşatılmasının ve su aktıkça dua alıyor olmasının sevinç gözyaşları.” diyerek memnuniyetlerini dile getirdi.
Baba Mehmet Aslan, kızı için açılan kuyu ile ilgili şunları söyledi: “Yeşil hayattır, orman hayattır ve bunları su olmadan yaşatamazsınız. Bir insanın gücü ne kadar olursa olsun bunları yapmaya muktedir midir? Bizler inanan insanlar olarak kadere inanmaktan başka çaremiz yok.” Her yaşanan hadisede bir hikmet aranması gerektiğini dile getiren baba Aslan, “Bu zor zamanımızda yanımızda olan herkese, tüm büyüklerime, Kimse Yok mu’ya, gönüllü dostlarına ve özellikle kızımın adına yapılan kuyuda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.” dedi. Özgecan’ın annesi Songül Aslan ise duygularını şöyle ifade etti: “Bizim canımız yandı. Bizler kavrulduk, bari kızımın anısına açılan su kuyusundan istifade edip eğitimine devam edecek olan binlerce kızımız yaşasın ve kavrulmasınlar.”
Kimse Yok mu Derneği su kuyuları projesi koordinatörü Vasfi Başak ise “Bu su kuyusu Genç-iz Akademi gönüllüsü üniversite öğrencisi kızların sponsorluğuyla açıldı. Bu davranış zihinlerde, gönüllerde iz bırakacak. Buranın oluşturulmasında emeği geçen çok sayıda insan var. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Kaynak: Admin